Facebook Twitter Scribd Youtube rss

Fotoğraflar

fotograflar.jpg

Videolar

videolar.jpg

Yayınlar

yayinlar.jpg

b_300_200_16777215_00_images_p24_susma.png

Sanat ve medya alanlarında faaliyet gösteren topluluk ve bireylerin karşılaşğı sansür, otosansür, ifade özgürlüğü kısıtlamaları, yalnızlaştırma, karalamacılık, manevi linç vakâlarına karşı P24 Bağımsız Gazetecilik Platformu çatısı altında 2016 Kasım’ında kurulan Susma Platformu, Özgürlük için Friedrich Naumann Vakfı’nın desteğil ile ilk toplantısını Diyarbakır’da 10 Aralık 2016 tarihinde düzenledi. SUSMA’nın bu ilk toplantısına Diyarbakır ve Istanbul’da kapatılan basın kuruluşu, yayınevi, dernek, vakıf ve yazar örgütü temsilcileri ile bu soruna duyarlı gazeteci, yazar ve sanatçılardan oluşan bir topluluk katıldı.

Özellikle son dönemde sansür-engellenme-kapatılma gibi durumlara maruz kalan kesimlerin bu tür vakalara karşı birlikte hareket ederek beraber çözüm önerileri üretmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen toplantıya, 30’u aşyakın kişi ve kurum katıldı.

Toplantıda, Olağanüstü Hâl ilan edilmesi sonrasında yürürlüğe konan Kanun Hükmünde Kararnameler ile kapatılan derneklerin bu süreçte yaşadığı fiziki ve hukuki sorunlar, özgür ifadenin karşısındaki engeller, yerel sanatçı ve gazetecilerin sıkıntıları üzerine konuşuldu. Kendi içinde mesleksel, bölgesel bir çeşitliliğe sahip, farklı fikirlerden medya mensuplarının, sanatçıların ve onların örgütlerinin katılımıyla, ülke çapında sessizliğe karşı çok sesli bir cevabı dayanışma içinde vermenin öneminin altının çizildiği toplantıda, çözüm önerileri üzerinde duruldu.

Sansür ve otosansüre karşı alternatif kanalların açılmasının öneminin vurgulandığı buluşmada, OHAL döneminde hukukî hakların neler olduğu konusunda yaşanan belirsizlik ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanması sonrasında kültür- sanat mekânlarının kullanım dışı kalması hakkında ayrıntılı olarak konuşuldu.

Toplantıda öne çıkan başlıklar arasında şunlar yer alıyor:

*Yaşanan sansür- engelleme- kapatılma vakalarına karşı refleks geliştirerek pratiğe geçmenin önemi,

*Bölgede çeşitli belediyelere bağlı kültür sanat birimlerinin kapatılması sonucunda bu birimlerdeki üretimlerin yeniden hayat bulabilmesi için fizikî mekânların oluşturulması gerekliliği,

*Hukukî prosedürün muğlaklığının, yargı süreci bilinmeyen vakaların üzerine gidilmesi, 

*Yakın gelecekte gerçekleşmesi planlanan çeşitli etkinliklerin hayat bulması için alternatif yollar aranması,

*Bir dayanışma ağı kurabilmek için iletişim ve beslenme kanallarını aktif tutmanın yolları.

Susma Platformu, Izmir, Antalya, Adana, Trabzon, Eskişehir, Konya ve Van’da da etkinlikler düzenleyecek, platforma üye olacak katılımcılarla da Türkiye’nin çeşitli yerlerinde yaşanan ifade özgürlüğü ihlallerine karşı bir direnç merkezi olmaya çalışacak.