Facebook Twitter Scribd Youtube rss

Fotoğraflar

fotograflar.jpg

Videolar

videolar.jpg

Yayınlar

yayinlar.jpg

b_300_200_16777215_00_images_europolitika_1.jpg

EURO Politika dergisi Özgürlük için Friedrich Naumann Vakfı’nın katkısıyla ile yürüttüğü “Avrupa Politikaları” projesinin ilk ayağı olan yuvarlak masa toplantısı “Brexit Sonrası Birleşik Krallık’ın ve Avrupa Birliği’nin Geleceği” başlığıyla 18 Şubat 2017 tarihinde İstanbul Point Hotel’de (Taksim) gerçekleştirdi. Üç oturumdan oluşan toplantının ilk oturumda Bahçeşehir Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ebru Canan- Sokullu, Uluslararası Politika Akademisi (UPA) Genel Koordinatörü ve Beykent Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Ozan Örmeci ve Kadir Has Üniversitesi’nden Prof. Dr. Serhat Güvenç “Referandum Sonrası Birleşik Krallık’ın Geleceği” ‘ni ele alırken Toplantının ikinci oturumunda “Brexit Sonrası Avrupa Birliği’nin Geleceği: ‘Fırsatlar ve Riskler’” tartışıldı.  Başkent Üniversitesi’nden Süleyman Sezgin Mercan, Beykent Üniversitesi’nden Doç. Dr. Armağan Gözkaman ve Bahçeşehir Üniversitesi’nden Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu konuşmacılarıydı. Toplantının üçüncü ve son oturumunda “Brexit Kararı’nın Türkiye Açısından Olası Sonuçları” ele alındığı bölüm de İktisadi ve Kalkınma Vakfı (İKV) Genel Sekreteri ve Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim görevlisi Doç. Dr. Çiğdem Nas ve Liberal Demokrat Parti (LDP) eski genel başkanı Cem Toker bu oturumun konuşmacılarıydı.

Toplanınım ilk açılış konuşmacısı ve oturumun başkanlığını’da yapan  Doç. Dr. Ebru Canan Sokullu, Birleşik Krallık’a bağlı Kuzey İrlanda ve özellikle İskoçya’nın AB’de kalma isteğine karşın AB’den ayrılma kararıyla sonuçlanan referandum sonrası bu ülkelerde BK’dan ayrılarak AB’ye katılma isteğinin gündemde olduğunu, ancak her iki ülke ekonomilerinin de İngiltere’ye bağımlı olması ve lokal partilerin beklentilerinin de alınacak olası bir BK’dan ayrılma kararında önemli bir baskı unsuru olacağının dikkatleri çekerken oturumunun ikinci konuşmacısı Prof. Dr. Serhat Güvenç Avrupa’da aşırı sağ popülizmin BK ’da etkisini gösterdiğini Brexit yanlıların referandumum boyunca “Göç” krizine odaklanarak Aşırı Sağcıların milliyetçi taleplerine  teslim olduklarının dikkat çekerek başladığı konuşmasının başında 2017 yılında AB’nin gündeminde en az Brexit kadar ses getirecek diğer önemli siyasi hareketliliğin Hollanda, Fransa ve Almanya’da gerçekleşecek seçimlerin sonuçları olacaktır dedi.

b_300_200_16777215_00_images_europolitika_2.jpg

İkinci oturumun ilk konuşmacılarından ve oturum başkanlığını yürüten Yrd. Doç. Dr. S. Sezgin Mercan, Brexit sonrası AB’nin geleceği konusunda sunmuş olduğu fırsatlar ve riskler konusunda kısaca Brexit sonrası güçlü çıkışların ve gizli entegrasyonların ortaya çıkabileceğini dikkatleri çekerken oturumun diğer  konuşmacısı Doç. Dr. Armağan Gözkaman, İngiltere’nin ‘hayır’ için net bir planı olmadığı halde Brexit kararını vererek Avrupa’nın Ortak Güvenlik konularında halen etken ve söz sahibi olmak isteyişi karşısında AB’nin ise BK’nın dahil olmayacağı bir Ortak Avrupa Karargahı oluşturma planının olduğunu işaret ederken oturumun son konuşmacısı Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu BK’nın eski başbakanı  ve İşçi Parti lideri Tony Blair’in siyasete tekrar geri dönüş sinyali verdiğini bu kararını kamuoyunda destek bulduğu takdirde BK’nın AB’den çıkmaktan vazgeçebileceğini işaret etti.

Toplantının üçüncü ve son oturumunda Türkiye – AB ilişkilerinden uzmanlaşmış bir sivil toplum ve araştırma kuruluşu olan İKV’nin genel sekreterliği yapan Doç. Dr. Çiğdem NAS konuşmasının başında Brexit sonra AB'nin kurumsal yapısı da gözden geçireceğini ve farklı entegrasyon ve üyelik modelleri çıkabileceğini ifade ederek konuşmasının devamında BK’nın AB’den ayrılmayı göze alamayacağı kanaatinde olduğunu dile getirdi. Son oturumun son konuşmacısı Liberal Demokrat Parti eski genel başkanı Cem Toker; AB’nin ekonomide dev, siyasette cüce bir yapıya sahip olduğunu önümüzdeki dönemde AB’den kopuşların devam ederek birlik kültüründen tavizler verebileceğini işaret etti.